kaç kadeh kaç promil, alkolGünlük hayatta alkol derken aslında etil alkol ya da etanolden bahsederiz. Etanol, alkollü içkiler şeklinde kullanılması nedeniyle sosyal bir önem taşır. Alkolün dışarıdan görülen etkileri temel olarak merkezi sinir sistemi (beyin, beyincik) üzerine yaptığı baskılayıcı etki sonucu oluşmaktadır. Bu yazıda özellikle size alkolün yasal kullanım sınırını bu sınıra ulaşmak için yaklaşık ne kadar alkol alınması gerektiğini ve kaç saatte ne kadarının kandan atıldığı sorusunu cevaplamaya çalışacağım.

Aşağıda vereceğim bilgiler dışında alkolün diğer türleri metil alkol ve etilen glikoldür. Metil alkol ve etilenglikol ise kimya endüstrisinde kullanılır ve zehirlenmeleri yönünden ayrı bir öneme sahiplerdir.

Etanol (CH3-CH2-OH ), keyif verici madde olarak kullanılır ama sedatif yani sakinleştirici ilaç olarak kullanılmaz. Etil alkol, “sarhoşluk”olarak nitelendirilen sedasyon, anksiyetenin (stresin) azalması, konuşma bozukluğu ve davranışlardaki kontrolün (inhibisyonun) ortadan kalkmasına yol açar.

Ehliyeti olanlar bilir, ülkemizde etanolün yasal sınırı kan alkol konsantrasyonunun 50 mg/dl olması yani 50 promildir. Bu miktar bir litre kanda 0,5 gram (yarım gram) alkol bulunmasıdır. Bir duble sert içki (100 mL) veya bir büyük bardak bira (500 ml) içenler bu sınırı aşmazlar.

Alkolün bireye etkisi aldığı alkol miktarı arttıkça artar. Kandaki alkol konsantrasyonunun 200 mg/dl’yi (200 promil) aşması halinde merkezi sinir sisteminde baskılanma, konuşma bozukluğu, ataksi (hareketlerde dengenin kaybı), konfüzyon (kafa karışıklığı, dikkat eksikliği) ve amnezi (hafıza kusurları) ortaya çıkar.
300 – 400 mg/dl (300-400 promil) arasında uykuya meyil (sızma) ve koma meydana gelir. Daha yüksek konsantrasyonlarda ileri derece solunum baskılanması ve 500 mg/dl’nin (500 promil) üzerindeki konsantrasyonlarda ölüm meydana gelir.

Alkolün kandan temizlenmesi ise bireyden bireye değişir. Bunun nedenlerinden biri alkolü kandan uzaklaştıran karaciğerdeki enzimin tip ve miktarlarının bireyden bireye farklı olabilmesidir. Özellikle sürekli alkol kullananlarda alkolün kandan uzaklaştırılma hızı daha fazladır. Çünkü alkol kullanımının süresi uzadıkça bu enzimlerin aktivitesi artar.

Cinsiyet, kilo, alkolün aç yada tok alınması, alkolün içilme hızı ve miktarı alkolün kan konsantrasyonunu etkileyen faktörlerdendir. Kadınlar alkolden daha çabuk etkilenir. Bireyin kilosu arttıkça kandaki alkolün tepe değeri daha az olur. Erişkin bir insan saatte 7 – 10 g alkolü kandan temizler. Yani alkol kan düzeyi saatte ortalama 15 mg/dl (15 promil) azalır.

Alkol ince barsaktan emilir. Etanol miktarı daha fazla olan içecekler daha hızlı emilirler. Düşük konsantrasyonlu alkollü içecekler zehirlenmeye yol açmazlar, çünkü su emilimi azalmıştır ve bu nedenle beden alkolü daha hızla dışarı atar.

Gıdayla birlikte alınması, alkolün mideden geçişini yavaşlatır, kan konsantrasyonunu azaltır ve tepe konsantrasyona ulaşma süresini geciktirir ve tepe miktarını azaltır. Süt, stres, ısı düşüklüğü, yağlı yiyecekler alkol emilimini azaltır. Sıcak, protein eksikliği, alkol alım öncesi su yüklemesi etanol emilimini artırır.

Alkol alınımında sonraki 30-60 dakika içinde kandaki alkol konsantrasyonu maksimum seviyeye çıkar. Bu süre eğer büyük miktarda alkol kısa sürede alındıysa ve yemekle beraber alındıysa 90-120 dakikaya kadar gecikebilir.

Ortalama insanlarda alkolün kan konsantrasyonu saatte 13-18 ml/dl (13-18 promil) azalır. Kadınlar aynı miktarda alkol almalarına rağmen daha yüksek konsantrasyonlara ulaşırlar. Son olarak alkol miktarı kanda tepe değere ulaştıktan sonra iki saat boyunca sabit düzeyde kalır.

Alkol vücuttan temel olarak karaciğerde parçalanır. Bununla birlikte akciğerden solunum yolu, böbrekten idrar ve deriden ter yolu ile dışarı atılır.

Aklınızda bulundurmanızı istediğin son şey “Ne olursa olsun alkollü iken araç kullanmayın. “

Kaynak: http://www.forcon.ca/learning/alcohol.html